Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku Avukatı

Yabancılar & Vatandaşlık Hukuku ve Avukatların Rolü

Ülkemizde vatandaş statüsüne sahip olmadan yaşayan kişiler hukukta yabancı olarak tanımlanır. Söz konusu kişiler Yabancı Hukuku adını taşıyan hukuk dalına tabidir. Yabancılar Hukuku davası ve diğer tüm süreçler bu hukukun düzenlediği alanlarda gerçekleşir. Vatandaşlarla devlet arasında karşılıklılık esasına dayalı bir hukuki ilişki bulunur. Ancak bir ülkede yaşayan yabancılarla devlet arasında kurulacak ilişki tarihten bu yana problemli bir alan olagelmiştir. Yabancılar Hukuku hala gelişmekte olan bir alan olarak, ülkede bulunan yabancılarla devletin kuracağı ilişkileri tanımlar. Yabancılar Hukukunun ortaya çıkmasında uluslararası sözleşmelerin payı büyük olmuştur. Söz konusu sözleşmelere bağlı biçimde kurulan uluslararası örgütler, bu sözleşmelerin oluşturduğu kurallarda denetim görevini üstlenmiştir. Böylece, yabancılar konusunda kendi egemenliği çerçevesinde kendi çıkarlarına göre karar veren devletin gücü uluslararası sözleşmeler yoluyla sınırlandırılmıştır. Günümüzdeki devletler kendi sınırları içinde yaşayan yabancılara ilişkin uyguladıkları hukuku sistemlerini, imzalamış oldukları uluslararası hukuki sözleşmelere uygun hale getirme zorunluluğunu taşır. Bu sözleşmeler ile bir ülke içinde bulunan tüm yabancıların hakları düzenlenir. Uluslararası sözleşmelere taraf olan devletler yalnızca kendi iç hukuk sistemleri ile yabancıları tabi kılamaz. İç hukukun yanı sıra uluslararası sözleşmeler ile yabancıların hukuki hakları düzenlenir.

qtq80-OEQCfL

En uzman yabancılar hukuku avukatlarını listeleyin

Avukat Ara

Hemen hemen hiçbir ülkede yabancılar, o ülkenin vatandaşlarıyla tam olarak eşit haklara sahip değildir. Yukarıda bahsi geçen uluslararası sözleşmelerle tanımlanan hak ve sorumluluklar, yabancılar için geçerlidir. Uluslararası sözleşmeler yoluyla belirlenen evrensel temel haklar ve özgürlükler alanı dışında kalan kuralların belirlenmesi her bir devletin kendi egemenliğine dayalı oluşturduğu iç hukuk sistemleri yoluyla gerçekleşir. Ancak bu iç hukuk düzenlemelerinin uluslararası sözleşmelerde belirtilen evrensel hak ve özgürlüklerle çelişmemesi beklenir. Bu çerçevede, ülkemizde yaşamakta olan yabancıların hak ve özgürlükleri, ülkemizin vatandaşlarından farklı olabilir. Örneğin, birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yabancılara siyasal haklar tanınmamıştır. Yani seçme ve seçilme hakkı için Türk vatandaşı olma şartı aranır. Bununla birlikte, yabancılara tanınan haklarda da Türk vatandaşlarının sahip olduğu haklardan farklı noktalar bulunur. Örneğin yabancıların taşınmaz satın alma işlemi vatandaşlardan farklı kurallara tabidir. Bunlar dışında, çalışma izni, oturum izni, vatandaşlığa başvuru gibi yalnızca yabancılara dair uygulamalarda ülkemizde yürürlükte olan Yabancılar Hukukunun düzenlediği alanları oluşturur. Söz konusu alanlarda, Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku alanında uzmanlaşmış deneyimli bir avukattan destek almak, tüm süreçlerin sağlıklı yürütülebilmesi ve olumlu sonuçlanabilmesi adına büyük avantaj sağlar.

Yabancıların Türkiye’de taşınmaz satın alması konusu ise, Tapu Kanunu ve diğer özel kanunlarca düzenlenmiştir. Belli sınırlamalara tabi olmakla birlikte temel olarak yabancıların ülkemizde gayrimenkul alımı mümkündür. Ancak askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ve diğer stratejik alanlarda taşınmaz alımı konusunda sınırlamalar söz konusudur.  Yabancı statüsündeki gerçek kişiler, Tapu Kanunu ve diğer özel kanunlarda yer alan istisna halleri dışında, karşılıklılık ilkesi ve Bakanlar Kurulu tarafından getirilen sınırlama halleri dışında Türkiye’de gayrimenkul sahibi olabilir. Yine bu noktada da, Yabancılar Hukuku ve Vatandaşlık Hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlar, taraflara profesyonel hukuki destek sağlayarak hukuki süreç hakkında bilgilendirme yapabilir, sürecin müvekkilin lehine sonuçlanması adına destek sağlayabilir.

Kısa ve Uzun Dönem İkamet İzni

Ülkemizde, sahip oldukları vizenin ya da vize muafiyetine konu olan süreden ya da 90 günden daha fazla kalmak isteyen yabancı kişilerin ikamet izni alması mecburidir. İkamet iznine başvuru yapmak için yabancının, uyruğunu taşıdığı ülkedeki konsolosluğa başvurması gerekir. Yabancı statüsündeki kişi eğer istenen şartları taşıyorsa böylece kısa ve uzun dönem ikamet izni alabilir. Altı ay süresince kullanılmaya başlanmayan izinler geçerliliğini kaybeder. Bu süre içinde yabancının aldığı ikamet iznini kullanması gerekir. Aksi takdirde, yeniden kısa veya uzun önem ikamet izni için başvuru yapması gerekecektir. Hem başvuru sürecinde hem de ikamet izni boyunca karşılaşılacak problemlere karşı profesyonel hukuki destek almak süreci kolaylaştıracaktır. Bu alanda deneyim sahibi avukatlar, kişilerin haklarının gözetilmesi ve sürecin sağlıklı biçimde yürütülmesi adına destek sağlar, herhangi bir hak kaybının önüne geçmede yardımcı olur. Bu sebeple, ikamet izni başvuruları öncesi bir hukukçudan profesyonel hukuki danışmanlık desteği almak büyük önem taşır.

Öğrenci İkamet İzni

İkamet izni çeşitleri şunlardır: Kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağduru ikamet izni.  Ülkemize eğitim amaçlı gelen yabancı kişiler öğrenci ikamet izni başvurusu yapar. İzni alması için gereken şartları sağladığı takdirde öğrenci ikamet izni alarak öğrenim hayatı boyunca ülkemizde bulunabilir. Öğrenci ikamet izni almak için gereken şartlar, yabancılar hukuku alanında uzman bir avukata danışılarak öğrenilebilir. Ayrıca, ikamet izni süresi uzatma ve öğrenci ikamet izni bitiminde ülkede kalmaya devam etme konularında yabancılar hukuku avukatı danışmanlık hizmeti sunar.

İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni

Yabancılar Hukuku, ülkemizdeki hukuka göre uluslararası sözleşmelere uygun biçimde düzenlenen bir alandır. Evrensel hak ve özgürlüklerin tanındığı bu alanda, insan ticareti mağdurları için ikamet izni verilmektedir. Ülkemizde yürürlükte olan Yabancılar Hukuku genel olarak karşılıklılık ilkesine dayanır. Bu sebeple, ülkemizde yabancılara yönelik uygulanacak hukuk kuralları yabancı kişinin uyruğunu taşıdığı ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Bunun için, ülkemiz ile söz konusu ülke arasında karşılıklılık ilkesi gereği durum ele alınır.

Yabancıların hem ülkemize girişi hem de girdikten sonra ikamet izni alabilmelerine yönelik düzenlemeler 2013 senesinde yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde yer alır. Buna göre, yabancı kişilerin ülkemize girişi ve ikamet izni almaları İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce koordine edilir. Yabancı kişilerin ülkemize girişleri, bahsi geçen kanunda çeşitli gerekçelere dayanarak yasaklanabilir ve Türkiye’ye girişleri engellenebilir. Her iki durumda da yabancı kişinin alınacak karara itiraz etme hakkı bulunur. İnsan ticareti mağduru olduğunu belirten bir kişi ikamet izni için başvurabilir. İkamet izni alamadığında itiraz süreçlerini başlatabilir. Bu noktada, Yabancılar Hukuku alanında uzman deneyimli bir avukattan profesyonel destek almak büyük fayda sağlayacaktır. Böylece, hem ikamet izni başvurusunda hem de muhtemel itiraz sürecinde destek alınabilir. İtiraz şeklinin hukuka uygunluğu, yabancı kişinin yargı sürecinde lehine bir sonuç alabilmesi için belirleyici olabilir. Yabancılar Hukuku avukatı kişileri yasal süreç hakkında bilgilendirir ve itiraz sürecini yönlendirmede kişiye yardımcı olur.

Süreli ve Süresiz Çalışma İzni

Yabancı kişilerin ülkemizde çalışma hayatına katılması yasal olarak mümkündür. Ancak bunun için süreli ya da süresiz çalışma iznine sahip olmaları şartı aranır. Yabancıların çalışma iznine sahip olabilmesine ilişkin hükümler Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunda yer alır. Başvuru yapabilmek için kişinin izin süresinin bitimini takiben altmış gün süre ile geçerli bir pasaporta sahip olması gerekir. Süreli ya da süresiz çalışma izinleri, son düzenleme sonrası ikamet izninin yerine geçer. Yani çalışma izni alan bir yabancının ayrı olarak ikamet izni için başvuru yapmasına gerek yoktur.

İstisnai Çalışma İzni

Süresiz çalışma iznine dair istisnalar ve uygulamalar Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde yer alır. Buna göre, uzun dönemli ikamet izni taşıyan kişiler ya da ülkemizde kesintisiz en az 8 yıl kanuni çalışma tecrübesine sahip yabancılara süresiz çalışma izni verilir. Kesinti hallerine ilişkin düzenlemeler aynı kanunda belirtilmiştir. Söz konusu düzenlemelere ilişkin detaylı bilgi Yabancılar Hukuku alanında uzman bir avukattan alınabilir.

Ülkemizde bağımsız biçimde çalışmak isteyen yabancı kişilerde ise asgari 5 sene kanuni ve kesintisiz ikamet etme şartı aranır. Bu şartı sağlayan kişilere ilgili bakanlık tarafından bağımsız çalışma izni verilir. En çok kullanılan çalışma izni çeşitlerinin başında gelen süreli çalışma izni azami 1 seneliğine verilir ancak başvuru halinde sene sayısını uzatmanın yolu açıktır.

Ülkemizde yalnızca Türk vatandaşları tarafından yapılabilecek bazı meslekler vardır. Bunlar arasında avukatlık, eczacılık ve noterlik gibi meslek grupları bulunur. Söz konusu alanlarda yabancıların çalışma izni başvuruları reddedilir. Çalışma izni başvurusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sermaye tutarı ve çalışan sayısı gibi kriterler değerlendirme sürecinde yer alır. Yıllara göre bu kriterlerde de değişiklik gözlenebilir.

Ülkemizde süreli, süresiz ya da istisnai çalışma izni almak isteyen yabancı kişilerin Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku alanlarında uzmanlaşmış bir hukukçudan destek almaları, başvuru süreçlerinin hızlı ve olumlu gerçekleşmesine katkı yapacaktır.

Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Ülkemizde belli bir süre bulunan, belli miktarda gayrimenkul alan veya kanunda belirtilen başka özelliklere sahip yabancı kişiler Türk vatandaşlığı almak için başvuru yapabilir. Söz konusu süreçte hangi niteliklerin arandığı ve başvurunun nasıl yapılacağını öğrenmek adına Yabancılar Hukuku alanında çalışan bir hukukçudan destek almak büyük fayda sağlayacaktır.

qtq80-OEQCfL

En uzman yabancılar hukuku avukatlarını listeleyin

Avukat Ara