İş Hukuku Avukatı

İş Hukuku Süreçleri ve İş Hukuku Avukatlarının Rolü

İşçiler ile işverenler arasındaki hukuki ilişki, günümüzün koşullarında gittikçe önemini artıran bir niteliğe bürünüyor. Özellikle işçilerin, işverenlerin kötü niyetli tutumlarına karşı haklarının korunması gibi sorunlar, eskiye oranla daha sık tartışılır hale gelmiştir.

Avrupa’daki devletlerinin büyük çoğunluğunda da gördüğümüz üzere, işçi ile işveren arasındaki hukuksal ilişkide işin doğası gereği daha zayıf bir konumda olan işçinin hakları, işverenin haklarına göre daha sıkı bir korumaya bağlı tutulmaktadır. Türkiye’de yürürlükte olan hukuki düzenlemeler de bu yöndedir. Bu nedenle hem işçilerin hem de işverenlerin, hangi haklara sahip olduklarını ve bu haklarını nasıl kullanabileceklerini bilmeleri büyük önem taşıyor.

 

qtq80-OEQCfL

En uzman iş hukuku avukatlarını listeleyin

Avukat Ara

Uygulamaya bakılacak olursa, kendileri hakkındaki hukuksal düzenlemeler hakkında ne işçilerin ne de işverenlerin bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. Bu durum, her iki taraf açısından da pek çok mağduriyet yaratabilmektedir. Söz konusu mağduriyetlerin yaşanmaması adına, işçinin de işverenin de son derece bilinçli davranması ve bu tür hukuksal sorunları çözmesi için alanında uzman bir avukatla birlikte çalışması gerekiyor. Çünkü iş hukuku, son derece komplike bir hukuksal ilişkiler bütünüdür. Herhangi bir uyuşmazlığın, alanında uzman bir avukatın işbirliği olmaksızın çözülmesi, planların çok dışında yeni sorunlar doğurabilir.

Örneğin, mağdur ve davacı olan bir işçi tarafından iyi hesaplanamayan ve yanlış hesaplamayla talep edilen bir tazminat, mahkeme tarafından haksız olduğu gerekçesiyle red olunabilir; ya da belirli süreler içinde ileri sürülmesi gereken bir hakkın ileri sürülebilmesi için gereken süre farkında olunmadan kaçırılabilir. Tüm bunlar, önemli hak kayıplarına yol açabilecek sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, iş hukuku ile alakadar olan herkese verilebilecek en önemli tavsiye şudur ki, bu alandaki herhangi bir uyuşmazlığın çözümü için, mutlaka bir iş hukuku avukatıyla işbirliği içinde hareket edilmesi gerekir. Aksi durumda, küçük sayılabilecek birtakım ayrıntılardan, büyük sayılabilecek mağduriyetlerin doğabilmesi işten bile değildir.

 

Mobbing (Yıldırma) Nedir?

Mobbing, kelime anlamıyla yaygın olarak bilinen bir kavram olmasa bile, gündelik yaşantıdan çok tanıdık olduğumuz bir kavramdır. Tam Türkçe’siyle “yıldırma” olarak adlandırabileceğimiz mobbing, şu şekilde açıklanabilir: Mobbing’in meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla tekrarlanan; aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir.

Mobbing’e maruz kalan herhangi bir işçi, bu yüzden uğradığı her tür maddi ve manevi zararın karşılanmasını mahkemeden talep edebilir. Bu anlamda, Türk hukukunun mağdur işçinin tarafında olduğu rahatlıkla söylenebilir.

 

İş kazaları ve Hastalıklarının Sonucu Nedir?

İş kazaları; nerede, nasıl, ne zaman olacağı belli olmayan, beklenmedik bir anda genellikle dikkatsizlik ve tedbirsizlik ile vuku bulan, neticesinde maddi ve manevi kayıplar ile geriye dönüşü olanaklı olmayan sonuçlara sebep olan olaylardır.

İşçinin gereken şartları varsa, iş yerindeyken uğramış olduğu maddi ve manevi tüm zararların tazmini, bizzat işveren tarafından gerçekleştirilir. Bu tazminatlar, maddi tazminat ya da manevi tazminat davası açarak elde edilebilir.

Eğer işçinin iş kazasının bir sonucu olarak ölümü meydana gelmişse, işçinin ölümü sebebiyle “maddi destek” görmekten yoksun kalan kişilere, ortalama bir birey gibi hayata tutunmalarını sağlayacak ölçüde bir “destekten yoksun kalma tazminatı” ödenmesi gerekir.

 

Süreli ve Süresiz İş Sözleşmeleri

İşçinin işveren ile aralarında bir “iş ilişkisi” kurulur. Bu ilişki çerçevesinde işçi, işveren tarafından kendisine bildirilen talimatları yerine getirmelidir. Fakat, bu ilişkinin ne kadar süreceği, işçinin işveren ile yapacağı sözleşmede kararlaştırılır.

Eğer işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin ne kadar süreceği, tarafların aralarında yapacakları sözleşmede kararlaştırılmışsa, “belirli süreli iş sözleşmesi” vardır. İş ilişkisi, sözleşmede kararlaştırılan süre kadar devam eder. Fakat, taraflar aralarındaki iş ilişkisinin ne zaman sona ereceğini herhangi bir şekilde kararlaştırmamışlar ise, iş sözleşmesi “belirsiz süreli” ya da “süresiz” iş sözleşmesidir. Bu sözleşme, gereken şartlar oluştuğu zaman sona erdirilebilir.

 

Kıdem ve İhbar Tazminatları

Kıdem tazminatı, işverene ait iş yerinde en az bir yıl boyunca çalışmış olan işçinin işini kaybetmesi halinde, işinde yıpranması ve yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık olmak üzere işverence işçiye verilen toplu paradır. İşçinin kıdem tazminatı alabilmesi için, her şeyden önce geçerli bir “iş sözleşmesi” bulunmalı, en az bir yıl aynı iş yerinde kıdem sahibi olunmalı, iş sözleşmesinin feshi gerektiği gibi olmalıdır.

İhbar tazminatı ise, taraflar arasında ne zaman sona ereceği kararlaştırılmamış bir iş sözleşmesini haklı bir sebebi olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken tazminattır.

 

İşe İade Davası Nedir?

30 veya daha fazla kişinin aynı iş yerinde çalışıyor olduğu durumlarda, en az 6 aydır aynı iş yerinde çalışmakta olan işçilerden biri haklı bir neden olmadan işveren tarafından işten çıkarılırsa, mağdur olan işçi işine iade edilmesi için dava açabilir.

Bu dava, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin ne zaman biteceğine dair net bir tarihin kararlaştırılmamış olduğu durumlarda açılabilir.

 

İşsizlik Sigortası ve Sunduğu Olanaklar Nelerdir?

İşsizlik sigortası; bir iş yerinde çalışırken, çalışmak için her tür gerekliliğe sahip olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları zararı kısmen bile olsa karşılayarak zor duruma düşmelerini önleyen, devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigortadır.

Sigortalı işsizlere, prim ödeme sürelerine göre hesaplanacak şekilde; en az 180 gün, en çok 300 gün işsizlik ödeneği ödenir. Yeni bir iş bulma konusunda kendilerine yardımcı olunur, meslek geliştirme ve edindirme kurslarına katılım gibi çeşitli olanaklar yaratılır. Tüm bunları, Sosyal Güvenlik Kurumu gerçekleştirir.

 

Olay Tespit Tutanağı, Savunma, İhtar ve Fesih Bildirimi

Eğer, işverenin işçi ile yaptığı iş sözleşmesini sona erdirmesi için veya bir “ihtarda (uyarıda)” bulunması için yeterli olacak bir olay meydana gelmişse, olayın tanıklarının imzasının bulunduğu bir “olay tespit tutanağı” hazırlanır. Bu tutanak, ilgili kuruma gönderilmesi için hazırlanmakta olan bir tutanaktır.

Tutanakta yazılı olanlara karşı, ilgili işçinin yazılı bir savunması talep edilir. İşçi, savunma vermeyi reddetme hakkına sahiptir.

İşçinin savunması alındıktan sonra, savunma ilgili merci tarafından, yani iş sözleşmesini feshetmeye yetkili olan işveren ya da temsilcileri tarafından değerlendirilir. Yapılan değerlendirmenin sonucu eğer bir uyarı ise, işçiye geniş çaplı bilgi içeren bir ihtar metni gönderilir. Eğer koşulları varsa, kanunda belirtilen sürelere uymak şartıyla, fesih bildiriminde bulunulur ve iş sözleşmesi sona erdirilir. Fesih bildirimini, böyle bir durumda işçi değil işveren yapar.

Eğer iş sözleşmesinin sona erdirilmesi haksız bir nedene dayanılarak yapılmışsa, işe iade davası açılması mümkündür.

qtq80-OEQCfL

En uzman iş hukuku avukatlarını listeleyin

Avukat Ara